Eskişehir Medya

Kültür-Sanat

RAMAZAN’A GİRERKEN: Küfür Tek Millettir

Eskişehir Türk Ocağı’nın otuz bir yıllık geleneği “Ramazan konferanslarının” bu yılki ilk programı 12 Mayıs 2019 Pazar günü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hafız Mustafa Yıldırım’ın “Ramazan’a Girerken” başlıklı bir konuşması ile gerçekleşti. Merkez vaizi Abdulvahap Teker’in Kur’an tilavetiyle başlayan konuşmada Sayın Yıldırım özetle:

“KÜFÜR TEK MİLLETTİR”
Bir zamanlar İslam coğrafyası olan Endülüs’te sekiz yüz yıllık İslam beldelerinde Müslümanlardan tek bir iz bile bırakılmamıştır. Kurtuba’daki cami içerisine Hristiyan mabetleri dikilmiş, bir Müslüman’ın bırakın namaz kılmasını dua etmesine bile kolluk güçler izin vermemektedir. Batı’nın hesabının yüz yıllık değil bin yıllık olduğunu orada anladım. Bu topraklardan İslam’ı söküp atmak gayretinde oldukları anlaşılıyor. Zira bu toprakların yapıştırıcı unsuru dindir. Bu nedenle İstanbul, Ayasofya, Sultan Ahmet, Selimiye Batı’nın hedefindedir ve olmaya da devam edecektir. Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerinin en fazla olduğu yerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu olması şaşırtıcı değildir. Bu tertibin bir uzantısı olan FETÖ’nün kilise evleri açtığı bir dönem görülmüştür. Anadolu’yu Müslümanlaştırırken kullanılan yöntem İslam düşmanları tarafından uygulanmıştır.

“DİNİN KODLARIYLA OYNANMAMALIDIR”
Bizi Matûridî anlayışından uzaklaştıran bir girişimin toplumun çeşitli kesimlerinde yaygınlık gösterdiği görülmektedir. Müslümanın içinde ve dışında iki elçi mevcuttur. Bunlardan ilki insandaki akıl, diğeri Hz. Peygamber’dir. Ancak İmâm-ı Âzam, Ahmet Yesevî ve İmam Matûridî’nin şekillendirdiği Kuzey İslam anlayışından uzaklaştırılarak insanın hem içindeki hem de dışındaki elçi ile yabancılaşmasına sebep olunmaktadır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşayabilmesi için iki sigorta tesis etmiştir. Birinci sigorta Genelkurmay Başkanlığı iken, ikincisi Diyanet İşleri Başkanlığı’dır. Diyanet’i itibarsızlaştırmaya çalışan çevreler toplumun dağılmasına ortam hazırlamaktadırlar. Zaman içinde çeşitli algı operasyonlarına muhatap olan toplumu bugün bekleyen tehlikeler arasında Diyanet’in tarikatların zihniyetine tabi olması vardır.

Dini hükümleri kaynaklarından çıkaramayan, eğitimli veya eğitimsiz her insan dinen avamdır. Bu bağlamda avamın mezhebi müftüdür (Diyanet İşleri Başkanlığı’dır). Halkın zihnindeki ve gönlündeki dini itibarsızlaştırmak için ilahiyat eğitimi alan çevreler kullanılmaktadır. Halkın inanışını tahrif eden hükümler birliğin dağılmasına sebebiyet verir.
Eğer geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de: bir; İslam dinine dört elle sarılır, iki salih amelde yani bilim ve sanatta ilerleyip çalışır, üretir, düşünür ise 2050’ler Türklerin nüfuz sahasını genişlettiği yıllar olacaktır, dedi.
Program sonunda Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal tarafından Prof. Dr. Hafız Mustafa Yıldırım’a şükran beratı ve hediyeler takdim edildi.



Gönderen: haber
1241 kez okundu

Advertisement

Öne Çıkan Başlıklar